Bir Makam Sahibinin Acıklı Hikayesi! - SELAHATTİN SEKİN

11 Kasım 2020 Çarşamba 01:37


Bugün size bir makam sahibinin trajik hikayesini yazacağım. 

Adana'da son bir kaç yıldır özellikle 'belli bir siyasi hakkında' isim verilmeden yazılan çizilenleri çeşitli çevreler adeta film izler gibi izliyor. Ve gelinen noktada iş o kadar çirkinleşmiş durumda ki elden ele dolaştırılan fotoğraf yetmiyor, parasını alamadığını söyleyen bir tetikçinin ortaya düştüğü ve 'paramı vermezsen konuşurum' diye kapı kapı gezdiği ayyuka çıkmış durumda. 'Sus Payı' verilen daireler, bol rakamlı çekler ve milyonlar...

Mesele çok çirkin!

Daha fazla detaya gerek yok. Mahalle dedikodusu seviyesine inen diğer detayları anlatmak bize yakışmaz. 


Belli makamları işgal eden insanların attıkları her adıma dikkat etmeleri gerekiyor. Özel hayatlarına da elbette... 

İşgal ettiği makamın ağırlığını taşıyamayan söz konusu makam sahibi, yanlışları yüzünden ortaya çıkan problemleri çözmek için yasadışı yollar dahil hukukun ve toplumun onaylamadığı yöntemleri kullanmaya başlıyor. Ve sorunun çözümü için kullanılan yasadışı yöntem sonun başlangıcı oluyor.

Adım adım batmaya başlıyor.


Öyle ki çırpındıkça daha derine batıyor.

İşte tam bu noktada leşten beslenen akbabalar ortaya çıkıyor!

'Gazeteci' maskesi ile ortada gezen ama meslekle uzaktan yakından ilgisi olmayan bu şantajcıların devreye girmesi ile koltuk sahibi akıl almaz bir cenderenin içerisinde buluyor kendisini.  

Şantajcı sözde gazetecilerin ağına düşen bu koltuk sahibi, adeta etinden sütünden faydalanılan bir yaratığa dönüştürülüyor. 

Adana'da bu ağa düşen makam sahibinin yaşadıkları çok trajik! Ve akıl sahipleri için ders niteliğinde.

Yaşananlar insanın midesini bulandırıyor.

Yazık!

Çok yazık!


En önemlisi Adana'ya yazık!


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI