ANASAYFA Künye iletişim
Güncel Politika Ekonomi Medya Dünya Spor Yaşam Magazin Sağlık Asayiş TEKNOLOJİ SANAT
Tayyip Bey Cebel-i Berekette!
Yazar :        Yazı Tarihi : 15.9.2018
Değerli okurlarım! Şimdi anlatacaklarım bir rüyadır.
Güzel bir rüya.
Tıpkı, diğer rüyalar gibi.
Kim bilir, bu rüya belki de bilinçaltımın temennisiydi.
İşte o hikâyenin içeriği.
Cebel-i Bereket Yaylasındaki mütevazı evimizde sabah ezanıyla birlikte uyanmıştım. Su ile Polatlanıp Yüce Divana durduktan sonra tekrar başımı yastığa koymuştum.
Kuşların cıvıltısına bir serinlik eşlik ediyordu.   
Tenimi okşayan sabah serinliğini duyumsarken “Atatürk’ten Özür Diliyorum Romanının Yazarı” Ekmel Ali Okur ile birlikteydik.
Onca güzel saatlerden yine birini beraber geçiriyorduk.
Gözlük burnundan ha düşecek ha düşüyor derken, çok ciddi bir ses tonuyla bir şeyleri çok şeyleri konuşuyorduk. Üşümüyorduk.
Bazen gülümsüyor, bazende hüzünleniyorduk.
Güneş, dağların arasında sokuluyordu. 
Eğilip de düşmek üzere olan güneş ışınları arasından iki helikopterin karartısını görmüştüm.
Ben, gördüğümü daha anlamlandırıp Ekmel Aliye diyemeden hemen önümüzdeki düzlüğe inmişlerdi.
İki helikopter.
İkisi de beyazdı.
İçinde insanlar vardı. .
Pervaneleri yavaşlarken içerisinden çok ama çok tanıdık birileri iniyordu.
Ormanın karnından uzanıp gelen esinti ve sessizliğe, motor ve pervane gürültüsü eklenmişti.
Sessiz olan ortalık bir anda hengâmeye dönüşmüştü.
Ekmel Ali Okur kardeş, dinle.
Birkaç dakika içinde o kalabalığın arasından uzun upuzun biri yanımıza geldi.
Bize o tok sesiyle selam verdi.
Bu, işte oydu.
Kocaman memleketimizin en önemli şahsiyetiydi.
O Recep Tayyip Erdoğan’dı. Başkandı. Yıllar önce Milli Görüş Çizgisinde Ekmel Ali Okur Adana’da Kültür Müdürü ilken o’da İstanbul’da Kültür müdürüydü. Tanışıyorlardı. “Ali Kardeş sen nerelerdesin?” diye OKUR’un yanına kadar gitti. Ve hasretle kucaklaştılar.
Şaşkın bir halde şahsıma özel bir heyecanın telaşındaydım.
Selamı alarak onunla tokalaştım.
Tam arkasındaki Sayın Emine Erdoğan ile selamlaşıp merhabalaşıyordum.
Bu arada sen de Cumhur Resimiz ile konuşuyordun.
Siyah gözlüklü ve takım elbiseli birkaç kişi de etrafımızı sardı.   
Cumhur Reisimize senin Yazar Ekmel Ali Okur olduğunu söyledi arkadaşlarına.
Evet.
Bu sana ve bana özel bir ziyaretti.                            Emine hanım da bu ziyarete eşlik etmişti.
Ortalık bir anda sakinleşti.
Ben ise, sayın reisimizin seni tanımasının heyecanını yudum yudum tadıyordum. 
Gözlüğünü çıkarmıştın.
Çok ciddi bir üslupla Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la konuşmaya başlamıştın. 
Ona bakıp, olmuş, olacak ve olması gerekenlerin istikametinden söz ediyordun.
Ben mi?
Ben de çok çabalıyordum.
Ne ki, rüya gerçekliğinden olacak, cep telefonum ile bu anımızı, bir türlü fotoğraflayamıyordum.
Ben, sen, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve eşleri Cebeli Bereketteydik.
Çam ormanının kenarında yemyeşil tepenin eteğinde oturmuştuk.
Baki kalan bu gök kubbenin altında hoş bir seda içindeydik.
Tayyip Bey, senin Yaz Bulutu adındaki kitabını yıllar önce okuduğunu söylüyordu.
Biraz o kitaptan konuştunuz. Ve özellikle “Atatürk’ten Özür Diliyorum” ve yeni çıkan “Atatürk’ün Öğrencisi Olmak” adındaki eserlerini imzalayarak takdim ettiniz.
Ben bu anının huşusunu hiç bozmadan size gülümseyerek eşlik ediyordum.
Neden sonra Cumhur Resimiz arkasında ayakta duran birisine eğildi.
Ekmel Ali Okur beye ait yazılı ve basılı ne varsa hepsini derhal temin edin dediğini duydum.
Yavaşça emine hanım ile ayağa kalktılar.
Tekrar bizimle tokalaştılar.
Sayın Cumhur Resimiz özel bir görüşme için, seni ve beni Beştepe’deki külliyeye davet etti.
Evet. İşte Cumhur Reisimizin özel ziyaretinin ardından özel bir de davet almıştık.             
Hilal şeklindeki bıyığının arasındaki pembe dilinle peki dercesine konuşuyorken bir ses kuşağıma geldi.
Bu eşim Ferdane’nin sesiydi.
Uyandım.
Uyandığıma kızdım.
Sonra mutlu oldum.
Sonra seni düşündüm.
Sonra tüm bunları yazmalıyım dedim. 
Yazmak.
Yaşadıklarını yazabilmek.
Hatta yaşamadıklarını ve rüyalarını yazabilmek ne güzel.
Sen ne güzelsin.
Rüyalar ne güzel.
Hayat ne güzel.
İnsan ne güzel.
Güzel diyebilmek ne güzel.

Saray Mahallesi Cebel-i Bereket/ Osmaniye/TÜRKİYE
Yazarın Diğer Yazıları
»  Mikrop
»  Birlik
»  Yolda... Evrimsel Süreç
»  Allah'ı Gereği Gibi Anlamak
»  Şehremini Sözlü'den Mertçe Dersler
»  Teşekkür
»  Anamın Ninnisi ve Mertçe Çağrı
»  Osmaniye Valisi ile Mertçe Konuştum
»  Çok eşlilik insan fıtratına aykırı
»  Okuyan Şehir Elazığ'dan İzlenimlerim 2
»  Mertçe Söylüyorum, Elazığ Hüzünlü!
»  Toplumun vicdanının sesi
»  Mertçe Yazmaya Devam
»  Kur'anla Yükselmek
»  Tayyip Bey Cebel-i Berekette!
»  Hayatı Ciddiye Almak!
»  Merhaba kendim ve dostlarım
Bu Yazıya Yapılan Yorumlar
Bu Yazıya henüz yorum yapılamış...
Yazıya Yorum Yaz
Ad Soyad Label
E-Mail Adresi
Yorum  
  

Reklam Alanı  

En Çok Okunan Haberler  

En Çok Yorumlanan Haberler  

Reklam Alanı  

Ziyaretçi Sayacı  
Online :  8710 kişi
Bugün :  11971 kişi
Bu Ay :  315844 kişi
Toplam :  22310826 kişi
2014 Adana Kulis. Tüm Hakları Saklıdır.