Adana Otogarı - SELAHATTİN SEKİN

15.08.2023 14:50 | Güncelleme Tarihi: 15.08.2023 14:50

Adana evimiz ise giriş kapısı Adana otogarı. 'Otogarı böyleyse şehir nasıl acaba?' dedirten Adana otogarı korku filmlerini aratmıyor.

90’larda Selahattin Çolak nasıl yaptıysa öyle yerinde saysa ne ala! Aksine yıllarca geriye gitti ve çağdışı görüntüsüyle bir çirkinlik abidesine dönüştü.

Bir Adanalı olarak bu görüntülerden utanıyorum. Adana'yı yönetenler ise utanmıyor. Çünkü onlar business uçuyor! Otogara yolları düşmüyor.

Adana’da hissedilen sıcaklık 50 dereceyi buluyor. Dışarıda nefes almakta güçlük çekiyorsunuz.
Biletinizi aldınız ve Adana otogarına geldiniz. Otobüsün kalkmasına 20 dk var. Otobüs henüz perona girmemiş. Nerede bekleyeceksiniz?

Açık peronda!

Klima yok!

50 derecelik sıcaklık nemle birleşiyor giysileriniz üzerinize yapışıyor.

Az sonra benzer durumdaki 50 kişi aynı otobüse binecek. Ter kokuları bir birine karışacak. Bu kokuyla saatlerce yolculuğu çekmek zorundasınız.

“Bir daha mı Adana’ya gelmek?’ dedirten yöneticilerimiz “Festivaller kenti olduk” diye böbürleniyor. Oysa Adana otogarını gören halimize acıyor.

“Altın Koza Film Festivali, Lezzet Festivali, Portakal Çiçeği Festivali yapıp Adana’yı ne güzel tanıtıyoruz” diyenler Adanalıları değil kendilerini kandırıyor.

Klimalı son model makam otomobilleri ile yolculuk edenler ve business uçanlara Adanalı sandıkta cevap verecek.

Bekleyin az kaldı!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.