24.08.2026 18:30 | Güncelleme Tarihi: 25.08.2026 01:37
Adana açısından siyasi ve hukuki açıdan son derece kritik günler yaşanıyor. Aziz İhsan Aktaş davasında karar çıktı. Ve Adana için asıl hikaye şimdi başlıyor.
Hali hazırda görevden uzaklaştırılmış olan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında “rüşvet alma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Bunun yanında 3 yıl 1 ay 15 gün memuriyetten yasaklama kararı çıktı.
Yine görevden uzaklaştırılmış ve halen tutuklu olan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’e 8 yıl 4 ay hapis ve 4 yıl 2 ay memuriyetten yasaklama, eşi Celal Tekin’e de 8 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında ise 5 yıl 10 ay hapis ve 2 yıl 11 ay memuriyetten yasaklama kararı çıktı.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve eşi Celal Tekin’in tutukluluklarının devamına da hükmedildi.
Şimdi herkesin kafasındaki soru aynı:
“Peki bundan sonra ne olacak?”
Her üç belediye başkanının Belediye Başkanlığı düştü mü?
Cevap net; Hayır.
Çünkü mahkemenin verdiği “memuriyetten yasaklama” kararı ile belediye başkanlığının sona ermesi aynı şey değil.
Belediye başkanı, devlet memuru değildir. Seçimle göreve gelen kamu görevlisidir.
Dolayısıyla “memuriyetten yasaklandı” ifadesinden hareketle, “Başkanlığı bugün sona erdi” sonucuna ulaşamayız.
Ayrıca bugün verilen mahkeme kararları kesinleşmiş kararlar değildir. İstinaf ve olursa temyiz gibi yollar var sırada.
Üç eski belediye başkanının daha önce görevden uzaklaştırılmış olması durumu değiştirmiyor.
Bugün için belediyeler zaten görevden uzaklaştırmalar nedeniyle başkansız başkan vekilleri tarafından yönetiliyor. Asıl mesele, itiraz süreçleri tamamlandıktan ve mahkûmiyet kararının kesinleşmesi sonrası ortaya çıkacak durumdur.
Kanun açık;
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi bu durumu açıkça düzenliyor: “Başkanın görevden uzaklaştırılması, tutuklanması veya seçim dönemini aşmayacak biçimde kamu hizmetinden yasaklama cezası alması durumunda bir başkan vekili seçilir.”
Eğer ilerleyen süreçte mahkûmiyetler kesinleşir ve başkanların seçilme yeterliliğini kaybettiği hukuken kesinleşirse, o zaman mesele geçici görevden uzaklaştırma olmaktan çıkacak; belediye başkanlığı makamının hukuken boşalması söz konusu olacaktır. Ve Belediye meclislerinde belediye meclis üyeleri kendi aralarından Belediye başkanı seçecekleri bir süreç işleyecektir.
Rüşvet suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının kesinleşmesi halinde, üç belediye başkanının yalnızca mevcut görevleri açısından değil, gelecekteki seçimlerde adaylıkları açısından da ciddi bir hukuki engel ortaya çıkacak.
Asıl soru da şu:
Bu kararlar kesinleşirse Adana Büyükşehir, Seyhan ve Ceyhan belediyelerinde siyasi olarak nasıl bir dönem başlayacak? Ve yazının başında dediğim gibi Adana'da asıl hikaye şimdi başlıyor...